Bu geceye ‘Mevlid (Doğum) Gecesi’ denilmesinin sebebi bu gecede iki cihan serveri Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) dünyaya gelmesidir. Miladi 20 Nisan 571 yılında Rebiuevvel ayının on ikinci gecesi Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hazreti Amine’den dünyaya gelmiştir. Risaleyi Kudsiyye’de Büyük Şeyh Efendi İsmet Garibullah (Kuddise Sirrahü)
” Ne mümkün vasf olunmak ol habibi,
Ona vassaf hemen Allah garibi. ”
(Allahü Teala’nın (c.c) habibi olan Muhammed Mustafa’yı (s.a.v) vasf etmek, tarif etmek, bilmek mümkün değildir. O’nu hakkıyla ancak Allahü Teala ( c.c ) tarif edebilir. ) buyurmaktadır. Allahü Teala ( c.c ) O’nu tam manasıyla vasıflanıp methetmiş ve bütün Peygamberlerin bariz vasıflarını onda toplamıştır. Şöyle ki :
Hazreti Adem’in ( Aleyhisselam ) yaratılışı, Hazreti Şit’in ( Aleyhisselam ) marifetini, Hazreti Nuh’un ( Aleyhisselam ) şecaatini, Hazreti İbrahim’in ( Aleyhisselam ) dostluğunu, Hazreti İsmail’in ( Aleyhisselam ) lisanını, Hazreti İshak’ın ( Aleyhisselam ) rızasını, Hazreti Salih’in ( Aleyhisselam ) fesahatini, Hazreti Lut’un ( Aleyhisselam ) hikmetini, Hazreti Yakub’un ( Aleyhisselam ) müjdesini, Hazreti Musa’nın ( Aleyhisselam ) şiddetini, Hazreti Eyyub’un ( Aleyhisselam ) sabrını, Hazreti Yunus’un ( Aleyhisselam ) taatini, Hazreti Davud’un ( Aleyhisselam ) korunuşunu, Hazreti İlyas’ın ( Aleyhisselam ) vakarını2 Hazreti Yuşa’nın ( Aleyhisselam ) cihadını, Hazreti Yahya’nın ( Aleyhisselam ) ismetini, Hazreti İsa’nın ( Aleyhisselam ) zühdünü ve diğer bütün peygamberlerin faziletini O’na ihsan etmiştir.
Örnek vasıflarını saymakla bitiremediğimiz Peygamber Efendimiz’in ( s.a.v ) doğumuna tesadüf eden bu geceyi gafletle geçirmemek ve bu gecede O’nun şefaatini talep etmek gerekir. O’nun şefaatini hak edebilmek içinde O’nu kendimize örnek almamız gerekir. Kur’an-ı Kerim’de ” Gerçekten Allah’ı ( c.c ) ve ahiret gününü arzulayan ve Allah’ı ( c.c ) çok zikredenler için size Allah’ın Rasulünde ( s.a.v ) pek güzel bir örnek vardır. ” ( Ahzab Suresi, 21 ) buyurulmaktadır.
Yine Nur Suresi’nin 52. ayeti kerimesinde ” Allah’a ( c.c ) ve Peygamberine ( s.a.v ) itaat eden, Allah’tan ( c.c ) saygı duyarak korkan, emirleri ve yasaklarına muhalefetten sakınanlar yok mu? ( Dünya ve Ahirette ) mutluluğa erecek olanlar ancak onlardır. ” buyurularak ahiret saadetinin yolunun Peygamber Efendimiz’ e ( s.a.v ) itaatten ve ittibadan geçtiği ifade edilmektedir.
İşte bu mübarek gecede Peygamber Efendimiz’e ( s.a.v ) çokca salatü selam getirmeli, O’na zahiren ( dış görünüş itibarıyla ), batınen ( manen ), kavlen ( konuşma olarak ), fiilen ( yaşantı olarak ), amelen ( amel olarak ) ve i’tikaden ( inanç olarak ) ittiba için söz vermeliyiz.
En Son Gelen Aramalar:
- ismet garibullah ne mümkün vasf



